DE EN

Kendi Hikâyem

Film yapımcısı, müzisyen ve yazarım. Ankara’da doğdum, Sidney’de büyüdüm ve 1980’den bu yana aslen Almanya’da yaşamaktayım.

Meslek hayatıma Recklinghausen’da tiyatro oyuncusu olarak başladım. Daha sonra Köln’de bir rock grubunda müzisyenlik, radyoda sunuculuk yaptım. 90’lı yılların ortalarından bu yana film yapımcılığı ve senaryo yazarlığına yöneldim.

2003 yılında Istanbul’a gittim. Yaklaşık on yıl boyunca bir TV kanalında çalıştım, akşam kuşağı için, basında geniş yankı bulan, yüksek reytingler alan, bir kısmı ödüllere layık görülen onlarca belgesel ürettim. 2013’te başka birçok meslektaşımla beraber siyasi nedenlerle kanaldan atıldıktan sonra, iki uzun metraj belgesel film ürettim. İlki İstanbul’da sinemada, New York, Güney Afrika, İtalya ve Almanya’da festivallerde gösterildi, bir ödül aldı. İkincisi Almanya’da 12 sanat sinemasında vizyona girdi. Türkiye’de gösterilemedi.

2018 yılından bu yana yeniden Almanya’da yaşamaktayım.

Duraklar

01

Ankara 1960

Annem Çerkezdir, Şapsığ boyundandır. Ataları 1864 yılında Rusya’yı terketmek zorunda kalarak Samsun’a yerleşmişlerdir. Babamın ataları da, bugünkü Yunanistan’ın Prosotsan (=Pürsıçan) adlı kasabasından, Türkiye’ye 1924 yılında göçe zorlanmış ve Bafra’ya gelmişlerdir. Dedem, Bafra Belediye Başkanı ve daha sonra milletvekilliği yapmış.

Annemle babamın arasındaki aşk aileler arasında pek hoş karşılanmadığından, ben Ankara’da dünyaya gelmişim. “Frère Jacques”yü, Ankara’da Fransız kreşinde dört yaşındayken ezberledim.

02

Sidney 1968

Annemle babamın arasındaki aşk uzun sürmedi. Annem, kardeşimi ve beni yanına alarak Avustralya’ya göçtü. Bu, o dönem bir kadın için oldukça cesur bir adımdı.

Sidney’de Auburn Primary School’a devam ettim, okul birincisi oldum. Elit bir okul olan Fort Street High School’a kabul edildim. O dönemde John Lennon hayranı oldum ve “Lucy In The Sky With Diamonds” parçasını ezbere söyler oldum.

Bir ergenlik çılgınlığı sonucu evden kaçarak, soluğu Avustralya’nın Güneybatısındaki Eden (Cennet) kasabasında buldum. Hristiyan bir Aborigine (yerli) ailenin yanında kaldım, Gospel söylemeye başladım. Üç ay sonra izim bulundu ve Türk kültürü ve dilini öğrenmek üzere derhal İstanbul’a yollandım.

03

İstanbul 1976

İstanbul’a geldikten bir yıl sonra babam öldü. Orada saygın Kadıköy Maarif Koleji (şimdiki Anadolu Lisesi)’ne devam ettim. Tedrisat İngilizceydi. Ben Anadolu türkülerini farklı yorumlayan opera sanatçısı Ruhi Su’nun müziğiyle tanıştım. Daha sonra tiyatro eğitimi almaya başladım.

70’li yılların çalkantılı Türkiye’sinde okul ve üniversitelerde siyaset egemendi. Bozkurtlara kıyasla, sol hareket bana daha sempatik geldiğinden solcu oldum. Sol hareket devlet nezdinde pek fazla sempati görmediği için birkaç kez tutuklandım - bir defasında akordeonla grev kışkırtıcılığı yapmaktan. Bu suçtan dolayı bir buçuk ay hapis yattım. Söz konusu suç 40 yıl sonra sicilimden hâlâ silinmediği için, konu bir gazetede haber oldu.

04

Köln 1980

İstanbul’da yaşam artık cazip olmaktan çıktığından, Köln’e geldim. 1983-1986 yılları arasında Ruhrfestspiele Recklinghausen’de kadrolu tiyatro oyuncusu olarak çalıştım. Çeşitli filmlerde rol aldım, örneğin Hark Bohm’un “Yasemin” adlı filminde. O ve kendisi canlı izleme ve tanışma fırsatını bulduğum Dario Fo, hayranı olduğum yeni kişiler oldu. 1983 yılında baba oldum. Daha sonraki yıllarda iki çocuk sahibi daha oldum.

1986 yılında Geo Schaller’le beraber “Yarınistan” grubunu kurdum. 1993 yılına kadar Londra ve Alma Ata arasında hiç durmadan konser verdik. Albümler yayınlandı, ödüller aldık, hit listelerine girdik, 20 küsür kez televizyona canlı çıktık.

1993’ten sonra WDR radyosunda sunuculuk ve program yapımcılığı yapmaya başladım, 1997’ten itibaren televizyon’a ağırlık verdim. 1998 yılında Amsterdam’da film yüksek okulunu tamamladım. 2001’de ilk uzun metrajım olan “Boğaziçi’ne Sığındık” filmini, ZDF / 3Sat için çektim.

05

Istanbul 2003

Yaşam alanı olarak yeniden cazip hale gelen İstanbul’a özel nedenlerle döndüm. Müzik festivalleri düzenledim. İlk başlarda serbest olarak, 2006 yılından itibaren o zamanları saygın bir özel kanal olan NTV çatısı altında, onlarca belgesel film, dizi ve televizyon programı yaptım. Yapımların çoğu basında geniş yankı buldu, yüksek reytingler ve ödül aldı.

2010 yılında İstanbul’da tanıştığım bir Almanla yeniden evlendim. Adalara taşındık, Pazar akşamları çanak anten üzerinden Alman polisiye dizileri izledik.

Gezi Direnişi’nin arifesinde birçok meslektaşımla birlikte NTV’den çıkarıldım. Daha sonra serbest olarak, iki uzun metraj belgesel film çektim. En son olarak Mardin ve Antakya’da kaldık ve çalıştık.

06

Königswinter 2018

2018’de Türkiye yine yaşanır olmaktan çıktı. Eşim devlet düşmanlığı iddiasıyla sınır dışı edildi. Biz de, malı-mülkü elden çıkararak yeni-eski anavatanımız olan Almanya’ya dönüp, Ren nehrinde şirin bir kasaba olan Königswinter’e yerleştik.

2019 yılında Alessandro Palmitessa ve Klaus Mages ile beraber “Die Mampen” (=Melezler) grubunu kurduk. Kabare sanatçısı Robert Griess, Fatih Çevikkollu, yönetmen Heinz Kloss gibi dostların ve büyük oğlum Ekrem (Eko Fresh)’in yardımlarıyla “Transit Halinde Şarkı ve Hikâyeler” adlı müzikali sahneye koyduk.


Sayfayı Paylaş